https://www.cihanstravel.com/
0 inceleme
1 Gün
Günlük Tur
43 kişi
___
Fener Balat Taksim Eminönü Turu
Her ne kadar iç içe geçmiş olsa da bu iki semtin tarihleri birbirlerinden ayrılmaktadır.
Balat isminin Yunanca ‘saray’ demek olan ‘Palation’ kelimesinden geldiği düşünülmektedir. İstanbul surlarına Bizans kraliyet sarayı olan Blakhernai Sarayı’na (Tekfur Sarayı) yakınlığından dolayı bu isimle anıldığı kabul edilmektedir. Sultan II. Bayezid’in daveti ile 15.yy’da İspanya’daki engizisyon mahkemelerinden kaçan Yahudilerin yerleştirilmesi ile bölgede canlılık başlamıştır. Ayrıca Gürcistan Yahudileri de bölgeye gelmiş ve son yıllara kadar Yahudi Mahallesi olarak anılmıştır. 1948 yılında İsrail’in kurulması ve 1955 yılındaki 6-7 Eylül olayları nedeniyle tekrar göç başlamıştır. Böylece buradaki Yahudilerin bir kısmı başta İsrail olmak üzere yurtdışına gitmiştir. 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında Rumların ayrılması da bu göçlerde etkili olmuştur. Ayrıca yurtdışına gitmeyen diğer kesim ise İstanbul’un Galata, Şişli, Hasköy, Kuzguncuk gibi semtlerine taşınmıştır.
Buradan boşalan yerlere ise Karadeniz, İç Anadolu ve Marmara Bölgesi içinden gelenler yerleşmişler. Böylece de Yahudi mahallesi tanımı 1980’li yıllardan önce tarihe karışmaya başlamıştır. 1980 ile 1990’lı yıllarda Haliç bölgesinden sanayinin kaldırılması ile semtteki son kalan işçiler de ayrılmıştır. Bu sefer de bölgeye Doğu Anadolu ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nden göç başlamıştır. Kısaca açıklamak gerekirse bölgeden ayrılanlar ‘yerli’, ikinci ve üçüncü (1974 sonrası ve 1980’ler) gelenler ‘eski’, 1990’lı yıllardan sonra gelenler ise ‘yeniler’ olarak tarif edilebilir. 1985 yılında İstanbul’un UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girmesi ile Balat bölgesi de önem kazanmış ancak ‘Yahudi Mahallesi’ için düşünülen projeler hayata geçirilememiştir.
Bölgenin ne zaman kurulduğu ve ilk iskânın ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Bizans döneminde bölgeye Fanarion denilmekte ve Haliç surları yönünden Fanari ismini taşıyan bir kapıdan girilmektedir. Bu kapıya Osmanlı dönemi zamanında ise Fener kapısı denilmektedir. 16.yy haritalarında bölgeye Porta Fari denilmesi burada bir fenerin olduğunu düşündürmektedir. Günümüze kadar ulaşamayan fener, Celal Esat Arseven’e göre günümüzdeki Bulgar Kilisesi’nin olduğu yerdedir.
Haliç surlarının iki sıra olduğu bu bölgenin bir önemi de Ortodoks Rum cemaatinin ruhani liderinin makamının burada olmasıdır. Bu makam Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi veya Aya Yorgi Rum Patrikhanesi’nde bulunmaktadır. Bizans döneminde birçok ticarethane, iskele ve deponun bulunduğu bölge, Osmanlı Devleti’nin fethi sonrasında boşaltılmıştır. Burada yaşayanlar ise Ege ve Akdeniz’in çeşitli adalarına göç etmişlerdir. Ancak 15.yy’da Osmanlı’ya geri dönen Rum aileler tekrar Fener bölgesine yerleşmiştir. 16.yy sonlarında ise Ortodoks Kilisesi patriklik makamını buradaki bir kiliseye taşımıştır. 1797 yılındaki belgelere göre Metropolitlerin evleri de patrikhane çevresindedir.
1985 yılında ise Haliç kıyı şeridi düzenleme çalışmaları içinde Rum ahalinin yaşamış olduğu ve günümüzde çok az örneğinin kaldığı mimari yapılar ne yazık ki yok edilmiştir. Osmanlı sivil mimari örneklerinin de görülebildiği bu evler çoğunlukla kâgir yapılardır. 1950’li yıllara kadar ağırlıklı olarak Rumların yaşadığı semt, bu yıllardan sonra Rumların göç etmesi ile çeşitli bölgelerden gelen işçi ailelerce kullanılır olmuştur.
Yukarıda anlatılan tarihi dokuyu günümüzde yoğun olarak göremiyoruz. Ancak hemen hemen iki köşe başında bu tarihi yapılardan görmek mümkündür. Özellikle Balat’ın sıkışık ana caddelerinde yüksek sesli müzik çalan arabaların dikkati dağıtması sonucu bu yapılara dikkat bile edilememektedir. Fener ve Balat ara sokaklarında ise çok daha nezih Rum yapıları bulunmaktadır. Bunlar da ya terk edilmiş ya da yıkılmayı umarsızca beklemektedir. Bu bölge için birçok fon ayrıldığı ve projeler geliştirildiği bilinmektedir. Ama süreç içerisinde uygulama imkânı bulunamadığı için verilen emeğin karşılıksız kaldığı söylenebilir.
İstanbul’da özgün Bizans yapısı bulmak zor olsa da Osmanlı sivil mimari örnekleri de gittikçe azalmaktadır. Her ne kadar ‘bir tatlı keyif’ almaya Balat Fener semtlerine gitsek de artık o sokaklarda gezmek sadece buruk bir tat bırakmaktadır. Gidip, gezip görenlere tavsiyemiz dönüş yolunda Agora Meyhanesi’ne uğramaları, bu sokaklarda yaşamış olanların ruhuna ve geçip giden zamana kadehlerini kaldırmalarıdır.
Balat Fener tarihi evleri
İstanbul Haliç Surları kapıları
Fener Rum Lisesi
Aya Nikola Rum Ortodoks Kilisesi
Yanbol Sinagogu
Fener Aya Maria Manastırı
Ferruh Kethüda Camii
Fener Aya Yorgi Rum Patrikhane kilisesi
Gül Camii
Bulgar Kilisesi (Demir Kilisesi) veya Sveti Stefan Kilisesi
Sabah saat 07:00 de Yalova Heykel den hareket ediyoruz, gemi ile Topçular geçiyoruz bu arada kahvaltı yı gemide serbest olarak yapabilirsiniz. Haliç e vardığımızda Cibali kutu fabrikası önünden (Şimdiki Üniversite) Cibali polis karakolundan başlayacak turumuz Aya Kapı ve Karakolu ➡️Gül Camii (Aya Theodosia Kilisesi) ➡️Aya Kapı Çeşmesi ➡️Fener Rum Patrikhanesi - Aya Yorgi Kilisesi ➡️Bulgar Ortodoks Kilisesi (Stefi Stefan) ➡️Fener Evleri Apartmanları ve sokakları ➡️Ulah Rahim Sarayı (Dimitri Kantemir Sarayı)dışarıdan ➡️Fener Rum Erkek Lisesi ➡️Moğol Meryem Kilisesi (Kanlı Kilise)dışarıdan ➡️Balat Sokakları ve evleri ➡️Çıfıt Çarşısı ve Agora Meyhanesi Yanbol Sinagogu ➡️Renkli Roman Mahallesi ve Arabacılar Loncası ➡️Haliç Surları olarak devam edecek, Daha sonra öğlen yemeği ve İstiklal caddesi gezimiz için Taksim e çıkacağız. İstiklal caddesinde gezinip Galata kulesine çıkmak için serbest zaman veriyoruz, bu zaman içerisinde öğlen yemeğinizi serbest olarak yapıyoruz. serbest zamanın ardından aracımıza binerek Eminönü ne geçiyoruz burada vereceğimiz serbest zamandan sonra Yalova ya dönüş yoluna geçiyoruz. Sizleri aldığımız noktalara bırakarak vedalaşıyoruz. Bir başka turumuzda görüşmek üzere.